Bediüzzaman ve Usul'ül-İlim

495,00 TL
Sepetteki Fiyat
445,50 TL
Birincisi: Bir metinde gerçek mana budur, demenin bir belgesi, bir test edicisi olması gerekir. O belgeyi ve o test edici noktayı bize gösteren, dinin ana konularının dengesinden ortaya çıkan soyut güzelliktir. Bir metin için bu mecazdır, diyebilmek için o mecazî mananın, belagat ilminin şartları çerçevesi içinde olması gerekir. Bu iki prensip esas alınmazsa ve bunun sonucu olarak mecaz olan metinleri gerçek mana olarak dayatmak ve hakikat olan bilgileri mecaz diye görmek ve göstermek cehaletin hükümferma olmasına güç verir. Orta yolu gösterecek, ifrat ve tefriti önleyecek sadece şu dört mihenktir: 1) Dinin temel konularının mantalitesi. 2) Belagat ilmi. 3) Mantık ilmi. 4) Hikmettir (fen ilimleridir.) Bediüzzaman, Muhakemat’ın 5. Mukaddimesinde bu bilgileri bize verdikten sonra aynı kitabın Birinci Makalesinin Sekizinci Meselesinde ise: Mecaz için farklı karineler olabilir; mesela bir metnin mecaz olduğuna dair, metnin akıl yönünden muhal olması karine olabileceği gibi; metin dışından başka maddi bir delil veya sıradan bir delil veya metnin bağlamı o metnin mecaz olduğuna karine olabilir. Ayrıca Kur’an’ın başka ayetlerinde geçen bazı hakikatler de diğer ayetlerin mecaz olması için karine olabilir” diye söylüyor. Ve bazen de bazı ayet ve hadislerin mecaz olduğu kabul edildiği halde tercümede maksut mana esas alınmaz da meal esas alınır. Dolayısıyla mecaz olan o ayet ve hadislerin mucizevî güzelliği ve belagati yine kaybolur, diye dinî neşriyatın yazar ve yayıncılarını uyarıyor. İkincisi: İslam âleminde bugünkü bilimlere uygun olarak varlık ve hayat algısı oluşmuyor. Çünkü Müslüman âlimler her bir bilim dalından sadece bir parça biliyorlar. Bilimsel bir fotoğraf ortaya çıkmıyor. Dolayısıyla sağlıklı bir varlık ve hayat algısı oluşmuyor. Bediüzzaman bu içinden çıkılmaz sorunu Muhakemat kitabında şöyle tasvir etmiştir: Nasıl ki, başka âlemden bu küreye gelen tasvirci bir nakkaş farz olunsa: Hâlbuki ne insanı ve ne insanın gayrisinin (insandan başka canlıların) tam suretini (fotoğrafını) görmemiş; belki her birisinden bazı azasını görmekle insanın tasviri veyahut gördüğü eşyanın umumundan bir sureti tasvir etmek isterse; meselâ, insandan gördüğü bir el, bir ayak, bir göz, bir kulak, yarı yüz ve burun ve amame (sarık) gibi şeylerin terkibiyle bir insanın timsali yahut nazarına tesadüf eden atın kuyruğu, devenin boynunu, insanın yüzünü, aslanın başı bir hayvanın sureti yapsa; nasıl ki imtizaçsızlıkla kabil-i hayat olmadığı için şerait-ı hayat (hayat şartları) böyle ucubelere müsait değildir, diyecekler ve nakkaşı ittiham edecekler.. Şimdi bu kaide, fenlerde (bilim dallarında) aynen cereyan eder (geçerlidir.) Çaresi odur ki: Bir fenni esas tutup sair malûmatını avzen ve zenav (havuz veya havuza akan arklar) gibi yapmaktır. Yani eğer kişi bir ilmi esas alırsa; esas aldığı ilmi havuz gibi yapmalı, diğer ilimleri de o havuza akan arklar gibi etmelidir. Ve eğer kişi malumatını esas alırsa, o malumat ve bilgileri, her birisi hakikatin bir kanalı olan muhtelif ilimlerden beslenmeli. Üçüncüsü: İslam âlemi, Orta Çağın kültürel birikimini dinî birikim sanıyor; din ve varlık hakkında çağımıza uygun olarak bilim birikimini ve epistemolojisini oluşturamıyor. İşte Bediüzzaman bu sorun için de şöyle bir çözüm öneriyor: Geçmiş çağların derelerinde egemen olan garaz, düşmanlık ve üstün gelme arzusunu doğuran faktör; duygusallık, arzular ve güç idi. O zamanın insanlarını irşad için şiirsel ve duygusal hitabeler yeterli idi. Çünkü duyguları okşamak, insanların eğilimlerini etkilemek için vaiz ve hatip tarafından iddia edilen konuyu süslü ve parlak olarak göstermek. Veya gündemdeki o konuyu korkunç göstermek veya parlak tasvirlerle hayale hoş göstermek, güçlü ve açık delilin yerini tutar idi. Fakat bu çağımızda burhandan (akıl ve fenlerden) başkası insanları tatmin eden bir şey bulunmuyor. Tanıtım MetniTanıtım Metni
YazarBahaeddin Sağlam
Baskı TarihiHaziran 2023
Baskı Sayısı1. Baskı
Sayfa Sayısı456
Yayın DiliTürkçe
Cilt TipiCiltsiz
Kağıt Cinsi2. Hamur
Baskı Boyutu16,00 x 24,00 cm
YURTİÇİ GÖNDERİLER 

 1500 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsizdir.

Teslim Süresi

Saat 12:00'den önce verdiğiniz siparişler aynı gün; saat 12:00`den sonra verdiğiniz siparişler ertesi gün kargoya verilir. Özellikle düşük adetli ürünlerde anlık olarak stok sorunu yaşanabilmektedir. Verdiğiniz siparişte bu tür bir sorun yaşanan bir ürün olması halinde sizinle iletişim kurularak haberdar edilirsiniz. 

"Adrese teslimat" seçeneğinde siparişiniz kargoya verildikten sonra kargo firması aracılığıyla 1-3 iş günü içerisinde adresinize teslim edilir. Mobil bölgelerde (ilçelere uzak bölgelerde) teslimatların biraz daha uzun sürebileceğini lütfen dikkate alınız.

Resmi tatil ve bayram dönemlerinde kargo firmaları çalışmadığı için teslimatınız ilk iş günü içerisinde yapılacaktır.

ŞU AN İÇİN YURTDIŞINA GÖNDERİ  YAPILMAMAKTADIR.

Bu Ürünler İlginizi Çekebilir
Yazarın Diğer Kitapları
Yükleniyor...