Hasretle beklemek, ağır derttir. Bilirsin ki, neredeyse senin sevdiğin sağdır, yaşıyor, nefes alıyor, neredeyse geziyor, ancak elin ona kadar uzanmıyor, onu göremiyorsun. Bir çaren kalır: Beklemek. İnsan öldüğünde yahut hastalandığında ne yapmak gerektiğini biliyor musun? Ancak Kara Yusuf gibi bir adım uzakta olsan, heyhat, elini tutamayasan. Doğrusu Karakoyunlu beyi hapsedildiğinde, "Şam'a tek tek, değil deste ile girmelisiniz. Halk ve yerli askerler ile münakaşa etmelisiniz" diye bin kişilik askeri birliğine haber göndermişti... O zaman, Emir Timur sağ olduğundan, zindanda oturmak onun için daha uygun idi... Bu arada, yani hapishanede olduğu müddette Timurlular Musul'u yine ele geçirmişler, kalenin süvarileri Timur'un ordusuna katılmışlardı. Bu da gücün üstüne güç getirmişti. Kara Yusuf başka bir iş daha tertip etmişti. Eğer o ve Sultan Ahmet, Emir Timur'a esir olarak verilseydiler, bir işaret ile Şam'dan dışarıda onları serbest bırakacaklardı... Lakin bu olmadı ve her şey Emir Timur'un ölümü ile sona erdi.