Samuray

325,00 TL
Sepetteki Fiyat
292,50 TL
Asya’da sömürgeleştirilememiş nadir bağımsız uluslardan biri olan Japonların sanayileşme ve modernleşme çabalarını nasıl başarıya ulaştırabildiği hep merak edilen bir husustur. 1853 yılında Amiral Matthew Perry komutasındaki Amerikan filosu Tokyo açıklarında belirerek hükümeti dışa açılmaya zorladığında Japonya katı bir şekilde kastlara ayrılmış, dünyadaki endüstriyel ve kültürel değişimlerden uzak, dış dünya ile ilişkisi Nagasaki yakınlarındaki Dejima adlı küçük bir adaya girişine izin verilen Hollandalı tüccar ve gemicilerden aldığı bilgilerle sınırlı bir devletti. Ancak Japonların “Kara Gemiler” dediği Amerikan gemilerinin tetiklediği değişim hareketi kısa süre içinde kurulu düzenin bozulmasına yol açacaktı. Yepyeni bir dinamizmle, hızla modernleşen Japonya, 1905 yılında, Rus-Japon Savaşı’nda koca Rus İmparatorluğu’nu dize getirerek Batılıların “Büyük Devletler” ligine kabul edilen bir devlete dönüşecekti.Bu bir Japon mucizesi miydi? Hayır, hiçbir sonuç sebepsiz olmayacağı gibi hiçbir başarı da nedensiz değildir. Bu başarının altında yatan unsur samuraylar ve onların dünya görüşünü şekillendiren Buşido yani Savaşçının Yolu düşüncesiydi...Küçükyalçın bu çalışmasında, öncelikle samuray sınıfının tarihi akış içerisindeki gelişim sürecini, devlet mekanizmasının oluşumunu ve samurayları doğuracak olan askerî teşkilat denemelerini ele alıyor. Bununla birlikte Japon devletinin merkeziyetten adem-i merkeziyete savruluşu ile yerel güç odakları olarak ortaya çıkan derebeyleri ve feodal düzeni inceliyor. Sonrasında ise Buşido düşüncesinin gelişimini ve Yol kavramını onu besleyen kaynaklar üzerinden ele alarak kavramın samurayların düşünce dünyalarıyla kültürel hayatlarına nasıl yansıdığını akıcı bir üslupla anlatıyor.Erdal Küçükyalçın Kılıcın Efendileri adlı yeni bir seriyle okuyucusuyla buluşuyor. Bu serinin ilk kitabı Japon tarihini şekillendiren savaşçı sınıf samuraylar...Asya’da sömürgeleştirilememiş nadir bağımsız uluslardan biri olan Japonların sanayileşme ve modernleşme çabalarını nasıl başarıya ulaştırabildiği hep merak edilen bir husustur. 1853 yılında Amiral Matthew Perry komutasındaki Amerikan filosu Tokyo açıklarında belirerek hükümeti dışa açılmaya zorladığında Japonya katı bir şekilde kastlara ayrılmış, dünyadaki endüstriyel ve kültürel değişimlerden uzak, dış dünya ile ilişkisi Nagasaki yakınlarındaki Dejima adlı küçük bir adaya girişine izin verilen Hollandalı tüccar ve gemicilerden aldığı bilgilerle sınırlı bir devletti. Ancak Japonların “Kara Gemiler” dediği Amerikan gemilerinin tetiklediği değişim hareketi kısa süre içinde kurulu düzenin bozulmasına yol açacaktı. Yepyeni bir dinamizmle, hızla modernleşen Japonya, 1905 yılında, Rus-Japon Savaşı’nda koca Rus İmparatorluğu’nu dize getirerek Batılıların “Büyük Devletler” ligine kabul edilen bir devlete dönüşecekti.Bu bir Japon mucizesi miydi? Hayır, hiçbir sonuç sebepsiz olmayacağı gibi hiçbir başarı da nedensiz değildir. Bu başarının altında yatan unsur samuraylar ve onların dünya görüşünü şekillendiren Buşido yani Savaşçının Yolu düşüncesiydi...Küçükyalçın bu çalışmasında, öncelikle samuray sınıfının tarihî akış içerisindeki gelişim sürecini, devlet mekanizmasının oluşumunu ve samurayları doğuracak olan askerî teşkilat denemelerini ele alıyor. Bununla birlikte Japon devletinin merkeziyetten ademi merkeziyete savruluşu ile yerel güç odakları olarak ortaya çıkan derebeyleri ve feodal düzeni inceliyor. Sonrasında ise Buşido düşüncesinin gelişimini ve Yol kavramını onu besleyen kaynaklar üzerinden ele alarak kavramın samurayların düşünce dünyalarıyla kültürel hayatlarına nasıl yansıdığını akıcı bir üslupla anlatıyor.Tanıtım MetniTanıtım Metni
YazarErdal Küçükyalçın
Baskı TarihiEkim 2019
Baskı Sayısı1. Baskı
Sayfa Sayısı272
Yayın DiliTürkçe
Cilt TipiCiltsiz
Kağıt Cinsi2. Hamur
Baskı Boyutu13,50 x 21,00 cm
YURTİÇİ GÖNDERİLER 

 1500 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsizdir.

Teslim Süresi

Saat 12:00'den önce verdiğiniz siparişler aynı gün; saat 12:00`den sonra verdiğiniz siparişler ertesi gün kargoya verilir. Özellikle düşük adetli ürünlerde anlık olarak stok sorunu yaşanabilmektedir. Verdiğiniz siparişte bu tür bir sorun yaşanan bir ürün olması halinde sizinle iletişim kurularak haberdar edilirsiniz. 

"Adrese teslimat" seçeneğinde siparişiniz kargoya verildikten sonra kargo firması aracılığıyla 1-3 iş günü içerisinde adresinize teslim edilir. Mobil bölgelerde (ilçelere uzak bölgelerde) teslimatların biraz daha uzun sürebileceğini lütfen dikkate alınız.

Resmi tatil ve bayram dönemlerinde kargo firmaları çalışmadığı için teslimatınız ilk iş günü içerisinde yapılacaktır.

ŞU AN İÇİN YURTDIŞINA GÖNDERİ  YAPILMAMAKTADIR.

Bu Ürünler İlginizi Çekebilir
Yükleniyor...