Sarıkamış

430,00 TL
Sepetteki Fiyat
387,00 TL
Zifiri karanlık… Tipiyle karışık bir fırtına vardı. Soluk alıp vermek zor. Askerler sırtını tipiye vererek yürümeye gayret ediyordu. Sabah… Fırtına ve tipiden eser kalmamıştı. Hava soğuk fakat sakindi… Teğmen İsmail Hakkı komutasındaki on dokuz kişilik müfreze Rus savunma mevzilerinin gerisinde keşif ve gözetleme faaliyetindeydi. Amaçları, Rusların cephedeki kuvvetlerini ve hazırlıklarını öğrenmekti... Sızdıkları Rus mevzilerinde sabaha dek yürümüş ve cephenin otuz kilometre gerisindeki üç yol ağzına varmışlardı. Müfreze yola yakın küçük bir koruluğa gizlenmiş yolları ve güneye açılan geniş düzlükleri gözlemeye koyulmuştu. Her taraf karla kaplı olduğundan, kilometrelerce uzaklıktaki kıpırdamalar bile kolayca fark ediliyordu… Teğmen İsmail Hakkı, öğleye kadar çoğu yiyecek çuvalı ve fıçı yüklü at arabalarının geçişini izledi. Saydı. Tam 230 araba… Saat 14.00’te cephe yönünden gelen Kazak süvarilerini gördü. Onların ardından gelenlerin, başlarındaki kalpak ve şapkalardan, kürk yakalı üniformalarından, omuzlarındaki işaretlerden yüksek rütbeli subaylar olduğu anlaşılıyordu. Kendilerini belli etmemeleri, ateş açmamaları ve çok zor durumda kalmadıkça çatışmaya girmemeleri konusunda kesin emir almış olan Teğmen İsmail Hakkı, avını kaçıran avcının yürek burukluğuyla kafileyi seyretmek zorunda kaldı... Teğmen İsmail Hakkı’nın müfrezesinin tüfeklerinin önünden resmigeçit yapar gibi geçenler, Çar ve ona refakat edenlerdi... Keskin nişancıların da aralarında olduğu müfrezenin açacağı seri bir ateş sonrası, Çar’ın yaralanması veya ölmesi büyük olasılıktı. Böyle bir sonuç Rus ordusunun bütün gücüyle Türk mevzilerini ezer gibi büyük bir taarruza kalkışmasına neden olabilir ya da her şeyi bırakıp çok uzaklara geri çekilmelerine yol açabilirdi. Her iki durumda da Sarıkamış’ı ele geçireceğim diye bir taarruza ihtiyaç duyulmayacak, diğer bir ihtimalle de kış koşullarında harekâtın yapılmasında ısrarcı olunmayacaktı... Savaş sanatında “talihli olmak” önemli faktörlerden biridir. Tersi olunca da buna, “yazgı” denir… Tanıtım MetniTanıtım Metni
YazarOsman Pamukoğlu
Baskı TarihiEkim 2024
Baskı Sayısı2.Baskı
Sayfa Sayısı216
Yayın DiliTürkçe
Cilt TipiCiltsiz
Kağıt Cinsi2.Hamur
Baskı Boyutu13,50 x 21,50 cm
YURTİÇİ GÖNDERİLER 

 1500 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsizdir.

Teslim Süresi

Saat 12:00'den önce verdiğiniz siparişler aynı gün; saat 12:00`den sonra verdiğiniz siparişler ertesi gün kargoya verilir. Özellikle düşük adetli ürünlerde anlık olarak stok sorunu yaşanabilmektedir. Verdiğiniz siparişte bu tür bir sorun yaşanan bir ürün olması halinde sizinle iletişim kurularak haberdar edilirsiniz. 

"Adrese teslimat" seçeneğinde siparişiniz kargoya verildikten sonra kargo firması aracılığıyla 1-3 iş günü içerisinde adresinize teslim edilir. Mobil bölgelerde (ilçelere uzak bölgelerde) teslimatların biraz daha uzun sürebileceğini lütfen dikkate alınız.

Resmi tatil ve bayram dönemlerinde kargo firmaları çalışmadığı için teslimatınız ilk iş günü içerisinde yapılacaktır.

ŞU AN İÇİN YURTDIŞINA GÖNDERİ  YAPILMAMAKTADIR.

Bu Ürünler İlginizi Çekebilir
Yazarın Diğer Kitapları
Yükleniyor...