Tarihyazımında İdeoloji ve Pratikleri

250,00 TL
Sepetteki Fiyat
225,00 TL
Geçmişin kalıntılarını, küçük ayrıntılarını ya da tümden izlerini konu edinen, tüm bunları kendisine nesne olarak atayan tarihin kendisi de artık bir nesne hüviyetindedir. Geçmişin tüm olaylarını belirli bir anlatı dizgesinin unsuru hâline getiren, bu olayları tarihselleştirip, belirli bir erekselliğin güdümüne bırakan tarihin kendisi de artık bir “olay”dır. Bu, tarihin tarih olduğu, kendi erekselliğini kendisinde bulduğu, tarihselleşip belirli bir gündemin parçası olduğu tarihin tarihi, yani tarihyazımıdır. Hiç kuşku yok ki ister şimdiyle geçmiş arasında bir diyalog ister tarihçinin seçimlerinin doğrudan bir sonucu olsun tarih; her daim belirli bir hakikat gündemiyle hareket eder, kendi ufkuna hakikati koyar, hakikatin peşine düşer. Fakat buna karşılık olarak tarihçi geçmişin sahip olduğu tüm kalıntılarını, ayrıntılarını veya izlerini kendi bağlamında yeniden kurar, kurgular ve düzenler. Tarihin ufku hakikatle belirlenirken, tarihçinin heybesinde hakikatten fazlası vardır. Öznel niyetler, sınıfsal konumlar, ideolojik pratikler ve siyasi çıkarlar tarihçinin heybesinde olan bazı fazlalıklardır. Bu fazlalıkları hesaba katmaksızın tarih boş ve yararsız, tarihsel hakikat ise kendisine kördür. Yalnız kendisine kör olan bu hakikat, sadece kör olarak da kalmaz, aynı zamanda da zararlıdır. Zira belirli iktidar odakları namına insanları sürüleştirmek, onları belirli bir kimliğin parçası hâline getirmek için tarih bulunmaz bir nimettir. Bu açıdan önemli olan şey, insanlara tarih okutmak, fakat ne okuduklarından onları haberdar etmemektir. Belki tarihyazımının bir disiplin, bir zanaat ya da bir varoluş kipi olarak tarihin tarihsel bir dökümü olarak işlevi de buradadır: Okutulanın neden okutulduğunu okutmak… Tarihin tarihi içerisinde Türk tarihçiliğine yönelik bir dönemlendirme denemesi ve çağdaş dönem bağlamında tarihin düşünsel arkaplanı, yöntem problemi ve tarihçilik pratikleri gibi meseleleri incelemeye girişen bu eser, Türkiye’de tarihçiliğin, tarihçi ve tarihçinin sahip olduğu siyasi ideoloji arasındaki güçlü bağlantıdan nasıl etkilendiğini gözler önüne serer. Eser, tarihçinin niyeti ile tarihin ve tarihsel hakikatin nasıl bir dolayımla bir araya geldiğini, saf, değişmez ve mutlak bir hakikate ermenin bir şekilde birileri için hakikate ermek olduğunu gösterir. Aslında en temelde söz konusu olan, tarihçinin heybesinde taşıdığı fazlalıklardır. Dolayısıyla tarihçinin heybesindeki fazlalıkları konu edinen bu eser, Edward Hallett Carr’ın “tarih metninden önce tarihçiye bakın uyarısı”na kulak kesilmekte ve tarihin neyin tarihi olduğunun yanında kimin tarihi olduğu bahsine de güçlü bir şekilde vurgu yapmaktadır. Tanıtım MetniTanıtım Metni
YazarCan Tankut Esmen
Baskı TarihiNisan 2022
Baskı Sayısı1. Baskı
Sayfa Sayısı184
Yayın DiliTürkçe
Cilt TipiCiltsiz
Kağıt Cinsi2.Hamur
Baskı Boyutu13,50 x 21,00 cm
YURTİÇİ GÖNDERİLER 

 1500 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo ücretsizdir.

Teslim Süresi

Saat 12:00'den önce verdiğiniz siparişler aynı gün; saat 12:00`den sonra verdiğiniz siparişler ertesi gün kargoya verilir. Özellikle düşük adetli ürünlerde anlık olarak stok sorunu yaşanabilmektedir. Verdiğiniz siparişte bu tür bir sorun yaşanan bir ürün olması halinde sizinle iletişim kurularak haberdar edilirsiniz. 

"Adrese teslimat" seçeneğinde siparişiniz kargoya verildikten sonra kargo firması aracılığıyla 1-3 iş günü içerisinde adresinize teslim edilir. Mobil bölgelerde (ilçelere uzak bölgelerde) teslimatların biraz daha uzun sürebileceğini lütfen dikkate alınız.

Resmi tatil ve bayram dönemlerinde kargo firmaları çalışmadığı için teslimatınız ilk iş günü içerisinde yapılacaktır.

ŞU AN İÇİN YURTDIŞINA GÖNDERİ  YAPILMAMAKTADIR.

Bu Ürünler İlginizi Çekebilir
Yükleniyor...